KURDÎSTAN’DA KOKUŞMUŞ İŞGALCİLERİN KORKU NÖBETLERİ, ONLARI ÖLÜMDEN KURTARAMAYACAK

0

Kurdlüğüne sahip çıkmak isteyen her Kurd şahsiyetinin, Kurdîstan tarihini, Kurd u Kurdîstan davasının mücadelesini en ince detayına kadar öğrenmesi, farz-dır.

Soylu Kurd Halkının bilinen yazılı tarihi bilgilerinin öğretisiyle, İsa’dan on bin yıl öncesinden, Kurd Halkının yaşayışları, dayanışma kültürleri, kurmuş oldukları Dünya Devletleri’ni, egemenlik alanlarını öğrenmek, keyaniyan Devletleri, yönetim düzenleri, işleyiş ve üretkenlikleri, Dünya’nın saygınlıkla andığı, düşmanlarının bile adının önünde saygıyla eğildiği Kurd Kral Sultan Selahaddin Eyubi’nin güç ve adaleti kullanımındaki asil mütevaziliği tanımadan, insanlığı tanımamış oluruz.

Milattan önce, yani İsa’dan önce 1760 yılında Dünya’nın dört büyük Devletinden ikisi Kurd Devletleridir. O yıllarda kasitler(kasinî) Kralları, Dicle boyunu, Babilîstan’ı yönetenlerdir. Kasinî Kralı Alam Beryds’ten yönetimi devralan Kral Akum Kakrim, kasit devletinin adını Kardunya olarak değiştirir. Kardunya, bugünkü anlamıyla Kurdîstan’dır. Tarih ve filoloji öğretisi budur.
Dünya’nın en büyük dört devleti Mısır, Hitit, Kardunya ve Mitani iken, Mitani ve Kardunya Kurd Devletleridir. Kasit’lerin dört bin yıl önce Hazar Denizinden Kızıl Deniz’e, Zağros, Ararat’lardan Halep çevresinden Kurd dağlarına, Dicle Fırat boylarından yine Kızıl Deniz’e uzanan alanlarda geliştirmiş oldukları zenginlikler yeni yeni arkeolojik bulgularla öğreniliyor. Oryantalist Mr.Kol yakın doğunun en eski milleti adlı kitabında, Kurdlerin Keyaniyan Devletlerini genişçe anlatır Fransız bilgin Mösyü Anderekta, loristan da keşfedilen tarihi eserleri kanıt olarak kasinî’lerin uygarlık, refah ve servet düzeylerini övgüyle anlatır. Anılan eserler arasında ev eşyaları, at takımları, zarif silahlar gibi eşyalardır. Böylesi bilgiler, soylu Kurd Halkının dört bin, yedi bin yıl önceki hükümdarlıklarını ve yaşamlarındaki asalet, cengaverlik ve üretkenlik yazılıdır.

İslami halifeliğin İsa’dan sonra Kurdîstan’da 630 yılında oluşturduğu tahribat ve Kurdîstan Krallarının 1514 yılında Osmanlı’lar ile yapmış oldukları müttefiklik anlaşmasından sonra, Kurdler için acılı sancılı dönemlerin oluşumu olduğunu yine tarih kitapları bizlere öğretiyor.

Ekrem Cemil Paşa’nın Kurdîstan kısa Tarihi,
Şerefxan Bedlisi’in Kurdîstan Tarihinde Dersim ve Hatıratım adlı kitapları ile
Emin Zeki Bey’in Kurdîstan Tarihi adlı kitabını,
İhsan Nuri Paşa’nın Kurd Irkının Kökleri adlı kitabı,
İki ciltten oluşan
Hazreti Ayetullahi Akai Şeyh Merdukhi Kurdîstani’nin Tarihi Merdukh adlı eserini mutlaka okumalıyız.

Ben, çok daha fazlasını okudum. Siz de okumalısınız.
Okuyun ki, Kurd’ün Türk olduğunu, Acem veya Arap olduğunu söyleyebilenlerin zavallılıklarını öğrenin.
Kurd Halkının soylu tarihi, karakteristik asaleti, cengaverliği, üretkenliği Kurd u Kurdîstan davasının hizmetine girmek zorundadır.
Kurdîstan’da işgalci olanlar, Kurdün soylu tarihini asil karakterini anlayabilecek kadar şerefli ve yetenekli değildirler. Ancak, Kurdün tarihi boyunca üretmiş olduklarını tahrip edebilecek kirli, vahşi ve hırsız zihniyetlidirler.

Mustafa Kemal, Süleyman Demirel, Recep Tayyip Erdoğan, Saddam, Esad veya İran Şahı, İran Mola rejimi, hepsi aynı iyin çürümüş kuyruğudur. Hepsi, kokuşup kopmak zorundadır.
İşgalcilikleriyle, bazı Kurdleri de(kendileri kadar olmasa da) çirkefleştirdikleri açıktır. Biz Kurdler, bu kokuşmuş yarlarımızı da görmek zorundayız.
Bütün işgalciler bilsin ki, onları kokuşmuşluklarıyla kutsal topraklarımızdan kovmayı ve çirkefleştirmiş oldukları insanlarımızı, ıslah etmeyi başaracağız. Her bijî.

29-07-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş

102total visits,3visits today