KURDİSTAN İŞGALCİLERİNDEN KURTULUŞUN ZORUNLULUĞU, ALTERNATİFSİZLİKTENDİR

0

Bugün, Kurdistan’da işgalci olan devletlerin yöneticileri, Kurdistan topraklarını yüzyıl önce işgal eden aynı şahıslar değildir. Ama, zihniyetleri çok daha fazla kirlidir bugünün yöneticileri. Ayrıca hepsi korkak ve kan hırsızıdırlar. Asilzade bir şahsiyet olan merhum Özal hariç, Türkiye’nin kuruluşundan bugüne kadar devlet yöneticiliği yapmış olan liderlerin hepsi korkak ve kan hırsızı kişiliklerden oluştu.

İran, Irak ve Suriye’de ise, Merhum Özal gibi bir istisna şahsiyet görev yapmadı. Bu istisna dışında, adil ve uygar bir şahsiyet, bu çakma devletlerin yönetiminde görev almış olsaydı, şimdi hem bu devletler gerçek, adil ve uygar devlet yönetimini oluşturmuş olurlardı. Hem de, hak ve adaletin tecellisi adına Bağımsız Kurdistan Devleti resmiyet kazanmış olurdu. Böylece, Suriye, Irak ve İran’da da istikrar oluşurdu. Türkiye de gerçek bir uygar devlet yapısına kavuşmuş olurdu. Bugün Türkiye’de, İran’da, Irak’ta ve de Suriye’de kan tüccarları, devlet yöneticiliği olamazlardı.

İkinci Dünya Savaşından sonra, Almanya ikiye bölündü. 1980’li yıllarda anlaşıp birleştiler. Sovyet Devlet yapısı yürümediğinden, her Halk kendi devlet yönetimini üstlendi. Anlaşarak ayrıldılar. Almanya birleşimi, kan dökülmeden sağladı.
Sovyet Rusya’sı da anlaşmayla her Halk kendi yoluna gitti. Azerbaycan ve Çeçen’ler konusunda bazı karışıklıklar olduysa da kısa sürede düzene girdi. Balkanlar’da kanlı olaylar oluştuysa da birkaç yıl içinde her Halk kendi yolunu seçti.
Böyle oldu çünkü, o ülkelerin Devlet yöneticileri korkak değildiler ve kan tüccarı olarak yaşayıp ölmek istemediler.

Kurdistan topraklarında yüzyıldır kan dökülüyor. Kuzey Kurdistan’da çok daha fazla kan aktı. Çünkü, Mustafa Kemal gibi korkak ve kan emici vampirler, devlet yöneticiliğini üstlendiler. Merhum Özal, Türklüğün kirli zihniyetine boğduruldu. Bay Erdoğan ise, bize, umut verici duruş gösterdiyse de en çok korkak ve kan emici bir kirli zihniyet olduğunu kanıtlamak amacıyla binlerce Kurd’ün kanını kendi ellerine bulaştırdı. İran, Irak ve Suriye’de de durum aynıdır.
Yürekli, bilgili ve kendi Halklarına en doğru hizmeti vermeyi amaç edinen liderler sayesinde, Kore sorunu da çözümlenecek.

Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de, böylesi özelliklere sahip şahsiyetlerin Devlet yöneticiliğine gelmesi imkansızdır. Kirli zihniyetin egemen olduğu faşist ideoloji ile yönetilegelmiş olan bu devletlerin yöneticileri de aynı sistemin korunmasına bağımlı kişiliklerden seçilir.
İran’da, Şah sonrası gelişmeleri, Irak’ta, Saddam sonrası gelişmeleri, Suriye ve Türkiye’de sürekli olarak, Şah ve Saddam sonrası benzeri gelişmeler olageldi.

Demektir ki, bir yüzyıl daha bekleyip kendimizi kandırmaya devam edersek eğer, tuvaletler temiz koku saçmayacak.
Türkiye devlet yönetimi bir hela bir tuvalet bir WC’dir. Asla ve asla temiz koku vermeyecekler.
Demek oluyor ki, biz Kurdistanlı’lara tek seçenek kalıyor. İşgalcileri, kutsal Kurdistan topraklarından kovacağız. Ko- va- ca- ğız.

Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmiyet kazanmasını sağlayacağız. Soylu Halkımız, kendilerini yönetecekler. İşgalciler de WC’de mi yaşarlar! Kan tüccarlığı mı yapacaklar! Uygar devlet yapısını mı oluşturacaklar! Kendileri bilir.
Kurdistan’da Kurd Halkını yönetemezler. Biz Kurdler, Kurdistan’da işgalcileri is-te-mi-yo-ruz.
Her hebî Kurd u Kurdîstan.
Bixêr hatî Yekîtîya Dewletên Kurdîstan.

29-06-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş

649total visits,2visits today