BOŞBOĞAZLIK VE SORUMSUZCA DAVRANIŞLARIN SONU YIKIMDIR

0

Soylu, asil tarihi geçmişe sahip Kurd Halkının üstün ayrıcalıklı becerileri sayesinde büyük imparatorluklar, devletler ve uygar yaşam gereksinimleri inşa ve icat etmişlikleri gurur vericidir.
630 yılından itibaren Helife Ömer kumandasında İslam orduları adıyla Kurdistan topraklarının işgal edilmesiyle, Kurd Halkına yönelik barbarca kanlı katliamlar ve kültürel tahribatlar on yıllarca sürdü. O tarihten önce Kurd Halkı, Hazar Denizi’nden Ak Denize, Karadeniz’den Kızıl Denize kadar egemen güç idi. Onlarca Devlet ve Krallıklara sahip olan Kurd Halkı, birbirleriyle savaşmadıkları gibi, Kurd olmayan güçlerin herhangi bir Kurd Devletine saldırması durumunda ise diğer Kurd Devletleri birlikte müdahale edip kendi soylarına sahip çıkmışlardır.

1514 yılında Osmanlı ile müttefiklik anlaşması yaparak Osmanlı’yı bir Dünya Devleti yapmayı başaran soylu Kurd Halkı, kalleşçe oyunlarla, fitne fesatla birbirine karşı hasım durumuna sürüklendi. 1800 (bin sekiz yüz) yıllarından itibaren ırkçı yapının öne çıktığı, yöneticilerin harem odalarında sapıklaşmaya başlaması ve 1900’lerin başından itibaren Türklük öne çıktı. Osmanlı yıkıma doğru hızla sürüklendi. Bütün Arap ülkelerin Haçlılarla anlaşarak Osmanlı’nın yıkılışına karşılık, Devlet statüsü almaları da bilinen gerçekler olduğu gibi yine Kurd Halkı, asalet gereği Haçlılarla anlaşmadılar. Osmanlı’ya karşı savaşmadılar. Bu nedenle kendi Devletleri ellerinden alındı. Bu asil duruşa karşılık, Osmanlı topraklarında Haçlıların kurmuş olduğu Türkiye, Suriye ve Irak, Kurd Halkına yönelik barbarca zulüm uyguladılar. Türkiye ise, Kurd Halkına yönelik fitne fesat karıştırıcılığı, barbarca zulmü ve sistemli soykırımı uyguladı. Bugüne kadar aynı uygulamalar devam ediyor.

Bu gerçekleri inkar edemezler çünkü hepsi kayıtlı bilgilerdir. Şimdi de, Türkiye’yi yönetenler, fitne fesat ile barbar uygulamalarını sitemli olarak Kurd Halkının her birine yönelik uygulamaya devam ediyorlar. Bay Erdoğan ve onun leş kargaları, zırlayıp barbarca tehditlerle Kurd Halkına yönelik işlemiş oldukları suçları örtbas edebileceklerini ve Kurd Halkını susturabileceklerine inanıyorlar.
Kurd Halkı içerisinde basit, ucuz çıkar hesaplarıyla veya korkunun etkisiyle kendi soyuna ihanet eden bir avuç pislik kişilikler vardır. Bu görüntü, Türkiye’yi yöneten barbar, faşist yöneticileri haklı kılmaz. Türkiye’yi de kalıcı kılmaz.

Bay Erdoğan ve çevresindeki faşist, leş kargalarının ölüm uykusundan uyanmalarını beklemiyorum.
Kurd Halkının çirkinleşen fırsatçı ve korkak kesimi de, kendilerini ucuz yalanlarla kandırmaktan vazgeçmelidirler.
Kurd Halkının asil ve onurlu bireyleri de, Kurd u Kurdistan davasının Özgürlük ve Bağımsızlık mücadelesinin son aşamasına geldiğini görmelerini rica ediyoruz.
Her Kurd bireyinin Kurd’lük haklarına sahip çıkması, şeref ve haysiyetini korumak olarak kabul edeceği günü yaşıyoruz.

Şerefli her Kurd bireyinin Kurdistan Bağımsızlığına inanarak, davaya yüksek sesle sahip çıkması ile, kan dökülmeden Kurdistan Birleşik Devletleri kısa süre içerisinde resmileşir.
Kendilerini Türk olarak kabul eden şerefli şahsiyetler de, Kurd Halkının kendi Bağımsız Devletlerine sahip olmalarına yardımcı olmaları, Kurdistan Birleşik Devletlerinin resmileşmesinin fazla insan kanı dökülmeden başarılmasına katkıları olur.
Boşboğazlıkların, fırsatçılıkların kimseye yararı olmayacak.

Gelinen aşama, kalıcı çözümü zorunlu kılıyor. Çözümsüzlük ise daha fazla ölüm demektir. Çözümsüzlük, ölümü ve yıkımı davet etmektir. Aklın yolunu seçmek, Kurd Halkı için olduğu kadar kendilerini Türk kabul edenler için de sağlıklı seçim olur.
Bir arada yaşamayı başaramadık. İyi komşu olarak yaşamayı sağlayıp başaramaz isek, yıkım kaçınılmaz olur. Dostlukla kalınız.

26-03-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş

167total visits,4visits today