EĞİTİM VE GEREKLİ MALZEME TEMİNİ İLE BAĞIMSIZLIĞA KAVUŞACAĞIMIZA İNANALIM

0

Saygıdeğer insanlarımızın, bana, ulaştırdıkları sorular arasında, neden insanlarımızın sorumsuzca davranıp ulusal kimliklerine gerektiği gibi sahip çıkmadıklarına yönelik düşüncelerimin paylaşılmasının isteği var.
Bu yönde birçok soru alıyorum.

Kurdistan topraklarını zorla işgal etmiş ve sömüren faşist devletlerin bu durumu aynı şekilde sürdürmek için Kurd Halkına yönelik barbaca zulüm ve sitemli soykırım uygulamasının temel neden olduğunu görüp kabul etmemiz gerektiğini söylemeliyim. Bu çerçevede zaman görüşlerimi sizlerle paylaşıyorum.

Barbar işgal Devletlerinin çirkeflikleri birçok insanımızı bıktırıp yıldırıyor. Diğer taraftan milyonlarca insanımız, barbar işgalci Devletlerin çirkeflikle zulüm dayatmalarına karşı göğüslerini siper ederek canlarını feda etmekten çekinmediklerini de unutmayalım. İşgalcilerin ağır silahları, kahraman insanlarımızın direncini yok edemedi. Direnişlerini durduramadı. Barbar işgalciler, soylu insanlarımıza yönelik kimyasal silahlar kullanarak soykırımı hedeflediler. İşgalcilerin bu yönlü barbarlıkları bile kahramanlarımıza geri adım attıramadılar. Bazı insanlarımızın zafiyetlerini de biliyoruz. Bunları da fazla önemsemeyelim derim.

Esasen önemli olan, özgürce kendi Bağımsız Vatanımızda yaşayabilmeyi sağlamayı başarmalıyız. Halkımızı doğru yönde yürümeye alıştırmalıyız. İnsanlarımızı doğru yola yöneltmeliyiz. Emeklerimizi vatanımızın Bağımsızlığı için değerlendirmeliyiz. Bu yolda zorlukları nasıl aşacağımızın hesabını yapmalı ve başarı için gerekli alt yapı ve malzemeleri yerine oturtmayı becermeliyiz.
Kurdistani siyasi hareketlerin stratejileri Kurdistan Bağımsızlığına uygun olarak belirlenmelidir. Temel gereksinim budur.

Her Halkın ucuz hesaplarla, fırsatçılıkla, yobazca yaşamaya alışmış insanları-bireyleri vardır. Kurd Halkının son yüz yıldır kendi vatanında esir olarak yaşamanın ötesinde barbarca zulüm dayatmaları sonucu yobazlaşan zayıf kişilikler vardır. Kendi pisliklerini örtbas etmek için kendisi dışında herkesi suçlayan kişilikler vardır. Böyleleri en çok kendilerine zarar veriyorlar. Diğer taraftan, bilinçsizlikten dolayı, Kurdistan’ın işgalcilerinin baskı ve tehditlerinden korkup boyun eğenler, susanlar da vardır. Ancak bu çevrelerin hepsinin toplamını, Kurd nüfusunun yüzde oranı üzerinden hesaplarsak, küçük bir yüzde oranı sayısıyla karşılaşırız. En önemlisi de, Kurd Halkının son yüz yılda maruz kaldığı zorluklara rağmen, kirli, fırsatçı, korkudan boyun eğmiş olanların yüzde oranı başka Halkların yüzde oranı rakamından çok daha fazla azdır.

Türkiye’yi yönetenlerin sayısı yüz bin en çok iki yüz bin sayısını geçmez.
Bu durum Almanya, Hollanda, İngiltere gibi ülkeler için de aynıdır. Bu rakam, yöneticiler içindir. Askeri, Polisi, Memuru, İşçisi, Esnafı, Tüccarı var aka yönetici değildir. Yönetici sayısı yüz-iki yüz bini geçmez.
Soylu Kurd Halkı içinde, benden çok daha fazla inançla Kurdçü-Welatparêz, becerikli, olanak sahibi olup yöneticilik kapasitesine sahip insan sayısı Milyonlarca-dır.
İnsanlarımızın bireysel ucuz hesapların ve korkunun esiri olmaktan kurtulmaları gerekiyor. Eğitimle bilinçlenerek doğru hedefe odaklanmalarını sağlamak yeterli olur. Kurd Halkı doğru yolda yönlendirilirse kurtuluş bir yılı geçmez.

Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmileşmesi, Kurd Halkı için doğru ve gerekli hedeftir.
Dünya’da, uzak ve yakın tarihte, çok güçlü Devlet veya İmparatorluklar, zayıf, güçsüz dahi olsa başka bir Halkın vatanını işgal altında tutmayı kalıcılaştıramamıştır. Bugünkü ABD, Avustralya ve Güney Afrika ülkelerinin hepsi o ülkelerde yerli kalabilmek için yerli Halk ile anlaşmak zorunda kalmışlardır. Biz Kurdler, işgalcileri ülkemizde-vatanımızda kararlılık istemediğimizi yüksek sesle söylememiz bile, işgalcilerin defolup gitmelerini sağlayacaktır. Kurdistan Birleşik Devletleri Hükümetinin ilanını bu çerçevede değerlendirelim.

07-02-2019

Saygılarımla, Hüseyin Baybaşin

75total visits,1visits today