SÜRGÜNDE KURDİSTAN BİRLEŞİK DEVLETLERİ HÜKÜMETİ’NİN 24 TEMMUZ’DA İLAN EDİLMESİNİN ÖNEMİ

0

Çok kısıtlı olanaklarla olağanüstü irade ve inançla özgürlük mücadelesi yürütüyor olan soydaşlarımıza sahip çıkmak her Kurd’ün görevidir. Sahip çıkmak kelimesinin kapsamını izah etmek için, kitaplar yazmak gerekir. Halkımızın özgürlüğü için mücadele edenlerin aile bireylerinin gereksinimleri var. Sakat kalmış olanların gereksinimleri var. Var da var. Saymakla bitmez. Sahip çıkmak kelimesinin en önemli kapsamı ise, mücadelenin sonunun nereye gideceğinin belirlenmesini sağlamaktır. Yapılıyor olan fedakarlığın, ödenen çok ağır bedelin, acıların, sancıların sonunda varılması gereken hedef nedir?

Kurdistan toprakları işgal edilip paylaşılmış. Bu nedenle özgürlük mücadelesi var. Mücadelenin kahramanları ve yakınları gibi, Halkımız topyekûn ağrı, sancı içerisindedir. Halkımız topyekûn yaralıdır. Göçber’dir. Halkımız kendi vatanında hapistir. Kurdistani ruh ile yaşayan insanlarımız kendi bedenlerinde hapistirler. Dolayısıyla müthiş bir arayış var. Özgürlük mücadelesi yürütenler, aile’leri, yakınları, Kurdistani inançla yaşayanlar, uluslararası saygınlığı olan ve Kurd’lüğe sahip çıkmak amacıyla çırpınan soylu insanlarımız, Kurd olmanın sorunlarının ve sıkıntılarının giderilmesi için çok ciddi ve samimi arayış içindedirler. Bunu görmek beni müthiş heyecanlandırıyor.

Korkak, fırsatçı, çıkarcı, Kurd’lüğü bile kendi çıkarları için malzeme yapan sülük bozuntularına bir diyeceğim yoktur. Bu tip kişiliklerin var olduğunu biliyorum. Bunu hatırlatmakla birlikte, çözüme yoğunlaşmak zorunda olduğumuzu da hepimiz hatırlayalım.
Çürümüş, kokuşmuş olan yobazları kendi çöp Dünya’larında bırakalım.
Kurd ve Kurdistan’a sahip çıkmak amacıyla çırpınan saygıdeğer insanlarımızla birlikte çözüm konusuna yoğunlaşalım.

1923 yılında Kurdistan haritadan silindi. Toprakları işgal güçlerinin uşak Devletlerine pay edildi. O gün bugündür. Kurd Halkı kendi topraklarında zulum ile barbarca sistemli olarak soykırıma maruz kaldı. 24 Temmuz 1923 yılında Kurdistan, Kurd Halkının elinden sahtekarlıkla ve zorla alındı. Bunun nedenlerinin etrafında dolaşmadan, Kurdistan’ın Kurd Halkının elinden alınmasının nedeni, Kurd Halkının siyasi temsilcilerinin yetersizliklerinden ötürü olduğunu kabul edelim.
Kurdistan’ın, Birinci Dünya Savaşı efendilerinin kararıyla parçalanması sürecinde, “Kurd’lerin Bağımsız Devlet kurmaya-yönetmeye hazır değildirler. Kurd’ler için, kendi Devletlerini kurmak ve yönetmek hakkının sonraki tarihlerde görüşülüp değerlendirilmesi” kararı var. O kararın gündeme alınmasının son tarihi yüz yıllık sürecin sonudur.

2023 tarihinde yüz yıllık süre doluyor. 24 Temmuz 2023 tarihi biz Kurd’ler için sihirli tarihtir. Kurd u Kurdistan sorununa çare arayışımız bu tarihi noktaya kilitlendi. 24 Temmuz 2018 tarihinde, Kurdistan’ımızın parçalanmasının kararının verilmiş olduğu İsviçre’nin LOZAN şehrinin aynı binasının aynı odasında, Kurdistan Birleşik Devletleri’ni resmileştirmek amacıyla sürgünde Hükümet’imizin kuruluşu ilan ediliyor.
Önümüze sürülen birçok yobaz, alçakça ihanet provokasyon tuzaklarına rağmen siz saygıdeğer takipçilerim bu yazıyı okurken, sürgünde Kurdistan Birleşik Devletleri Hükümeti’nin kuruluşu ilan edilecek.

Büyük fedakarlıklarla bu çalışmaları yürüten ve Hükümet’imizin ilanını gerçekleştiren, gerçek kardeşlerim olarak kabul ettiğim soylu Kurd Halkının asil ve kahraman bireylerine saygıyla teşekkür ediyorum.
Ayrıca, çalışmalarımıza bilimsel ve hukuksal açıdan katkı sunan dostlarıma, çalışmalarımızda bize yol göstericilik yapan, gerçek ve uygar Devlet yapılanmasına sahip dost Devlet’lere, Kurdistan Birleşik Devletleri’ni inşa edip resmileştirmek amacıyla sürgünde Hükümet kurma çalışma komitesi adına, saygıyla teşekkürlerimizi yolluyoruz.

Hükümet heyeti, ilk olarak Kurdistan Birleşik Devletleri’nin resmi statü kazanmasını sağlaması amacıyla Birleşmiş Milletler Kurumuna müracaat edecekler. Hükümet heyeti bu hususta prensip anlaşmasına varmıştır. Hükümet heyeti, diğer çalışmalarla ilgili www.uskgov.com sitesinden soylu halkımızı bilgilendireceklerdir.
Bi xêr be. Silav u rêz.

Saygılarımla, Hüseyin Baybaşin

24-07-2018

315total visits,1visits today