KÜRD HALKI, KURDÎSTAN BİRLEŞİK DEVLET’LERİNİN RESMİLEŞMESİYLE TAÇLANACAKTIR

0

Kürd halkı çok zor bir dönemden geçiyor. Kürd halkının siyasi oluşumları arasında farklılıklar vardır. Bu farklılıklar görüş farklılıklarıdır. Siyasi yapılanmalar arasında görüş farklılıklarının olması da doğaldır. Ayrıca Kürd siyasi yapılanmaları arasında biribirleriyle sorunları olanlar da vardır
Kimin haklı kimin haksız olduğu da bu süreçte önemsenmemelidir.

İçinde bulunduğumuz bu süreç, çok zorluklarla, kirli menfaat oyunlarıyla ve kalleş aktörlerin söz sahibi olabildiği çıkar ve tuzakların belirleyici olduğunu görelim. Durumu görebilenler ve kavrayabilenler vardır. Bilmeyip kavramayanlarla da konuşulup durumun vahametini görüp anlamalarını sağlayalım.

Bu zorlu süreci Kürd halkının ve Kurdîstan’ın yararına dönüştürmemiz gereklidir.
Farklı siyasi görüşleri, siyasi yapılanmaların biribirleriyle sorunlarını askıya almaları Kürd halkının ve Kurdîstan’ın yararınadır. Şimdi, Kurd u Kurdîstan adına ve yararına görüş birliği ve güç birliği yapmayı başarmak zorundayız.
Siyasi görüş birliği ve güçbirliği bayrak’ının altında yürüyecek Kürd halkının önünde hiçbir güç hiçbir engel kalmaz.
Türkiye’nin, İran, Irak, Suriye ve Dünya’nın herhangi bir devletinin güdümüne girmeyeceğiz. Bağımsız Birleşik Kurdîstan Devletini resmileştirmek tek hedefimiz olmalıdır. Kendimize bu projemizi gerçekleştirmemizi sağlamamızı başarabileceğimiz ortak veya ortaklar bulup birlikte hedefe yürüyeceğiz.
Hayatımızı bu çalışmaya adayalım. Bunun dışında yapacağımız çalışmalar zaman ve emek israfıdır.

Afrin’e Türkiye tarafından 20 ocak 2018 tarihinde yapılmış olan barbarca ve gereksiz saldırının Kürd halkına Kürd koridoruna yönelik olmadığını söyleyebilen her şerefsiz, namussuz, alçak yalancının kendisinin ve sülalesinin yüzüne hep birlikte tükürün.
Hepsinin yüzüne önce ben tükürüyorum. Bu barbarca saldırı Kürd dininedir. İmanınadır. Onuruna ve namusunadır. Ayrıca, bu Kurdîstan’ın kalbine ve sırtına saplanmış kalleş ve kahpe darbesidir.

Afrin’e yapılmış olan alçakça saldırıda yaşamlarını yitirmiş ve yitirecek olanların hepsine Xweda’dan rahmet diliyorum.
Gerek Kurdîstan’ın çilekeş sivil halkı, Kurdîstan’ın kahraman ve fedakar savaşçıları, gerekse Türkiye’nin bir araya getirip para karşılığında savaşa sürüklediği ve yine gereksiz yere barbarca savaşa sürüklediği Türkiye devlet görevlileri olsun, yaşamlarını yitirenlerin vebali Türkiye’yi yönetiyor olanların boynundadır. Kanlı katilleri de Türkiye’yi yönetenler ve bu gereksiz savaşı destekleyen her kişidir.
Afrin halkı kendi evlerinde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Afrin’in kahramanları da Türkiye’nin icatı olan İşid, el nusra ve benzeri cani gruplara karşı halkı korumak amacıyla silahlanmışlar.

Türkiye devletine soruyorum: Sizin Afrin’de ne işiniz var?
Türkiye’nin sınırlarını koruyacaksan, elini tutup engel olan mı var?
İşid denen cani sürüsü aynı bölgeyi kontrol ediyorken, ABD Türkiye devletine yalvardı. İşid’e “Türkiye karadan vursun biz de havadan vuralım” dedi. Türkiye’yi yönetenler olarak “yok, siz de bizimle karadan vurun ve Suriye’nin yeniden yapılanmasında KÜRD’lere hak vermeyin” diye şart koştunuz. ABD ve uluslararası koalisyon Kürd’lerle çalıştı ve o çapulcularınız yok oldular. Sınır bölgesinin Suriye tarafına da hak sahibi yerli Kürd halkı ve koruyucuları kontrolü ele aldı. Bu niye size batıyor?
İşid, el nusra ve benzeri çapulcu canilerle koyun koyuna idiniz.
Kürd’lerin kendilerine sahip çıkabilmeleri, niye size batıyor?
Niye Türkiye için tehdit oluyor? Hani Kürd’lere karşı bir harekat yoktur, yalandır diyorsunuz ya. Siz, Dünya’yı ve biz Kürd’leri kendiniz gibi aptal mı sanıyorsunuz? Aklınızı başınıza alın. Kürd halkının önünde diz çökün. Af dileyin. Sonra da insan gibi yaşayabilmenin ortamını oluşturmak için insanları seferber edin. Devlet olup kalıcı olabilmenin formülü budur. İnsanları biribirlerini öldürtmeye alışmışsınız. Bunu alışkanlık haline getirmişsiniz. Barbarca kan akıtmayı marifet sanıyorsunuz. Kudurmuş yabani hayvanlara dönmüşsünüz.

Savaş dediğinizde yabani hayvanlar gibi ağzınızdan salyalar akıyor. Asacağız, keseceğiz, kökünü kazıyacağız dediğinizde, şımarık çocukların ellerine bayram şekeri verildiğinde o çocukların kibirlice sevinçleriyle aynı düzeyde kibirli ve pis bir sevinç kaplıyor yüzünüzü. İnsanlıktan çıkmışsınız. Daha da kötüsü, insanlıktan uzaklaşmış olmayı marifet sanıyorsunuz. Doğruları söyleyenlere veya sizin çirkefliklerinizi doğru bulmadıklarını söyleyenlere vahşi hayvanlar gibi saldırıyorsunuz.

CHP’nin Kılıçdaroğlu denen şapşal başı boş sokak köpeği gibi bir sağa bir sola saldırıyor. Bu da sizin işinize geliyor. Sübyancılık şantajıyla Bahçeli denen sapık kuyruk gibi it kuyruğu gibi şuursuzca sallanıp duruyor.
Sizin bu sapık köleniz “Afrin’i darmadağın edeceğiz” diye havlıyor. Hoşt köpek. Haddini aşma, dilin tutulur.
Aklı başında muhalefet ve basın bırakmadınız.

Hatırlatayım size: Hitler denen zavallı “Nazi” denen ırkçı güç oluşturdu. Dünya’ya yüksek kalitede sanayi, ulaşım, tarım ve silahların en yenisini tanıttı. Yüksek kalite ce yüksek verimlilik onu Dünya’nın en güçlü lideri yaptı. Faşizmi Dünya’ya marifetmiş gibi dayatmaya çalıştı. Dünya’nın en güçlü ve en etkin teçhizatlı ordusunu oluşturdu. Yahudi halkının yüzde seksenini gaz odalarında katletti. Sonra ne oldu?
Almanya yerle bir oldu. Yahudiler İsrail devletini kurdu. Bugünkü nüfusu altı milyon Yahudi, iki milyonu Arap olan Dünya’nın en güçlü Devletlerinden biridir İsrail. Hitler’in mezar yeri bile bilinmiyor.
Hitler’in akibetine hevesliyseniz, hayırlı olsun. Bi dil u canê Kurdîstani biminin.

Saygılarımla, Hüseyin Baybaşin

646total visits,1visits today