KÜRDİSTAN VE KURDİZM = GÖREVLERİMİZ

0

Dünyada Kürdistan halkından başka toprakları zorla ellerinden alınmış, vatan toprakları kendi iradeleri dışında bir kararla dört buçuk parçaya bölünmüş ve kendilerine hiçbir siyasi hakkı tanınmamış bir halk yoktur.

Birinci Dünya Savaşının bitimine kadar Kürdistan vatanının sahibi ve sultanı olan Kürd halkı, son ana kadar Osmanlı devletinin yanında yer aldılar. Osmanlı İmparatorluğu paylaşımından bugünkü Türkiye’ye yönetici tayin edilenler, dünyanın tarihinde görülmemiş bir kalleşlik örneğini sergileyip Kürd halkını sırtından vurdular. Kürd halkı da Osmanlı İmparatorluğu gibi tarihten silinmek istendi. Ne acıdır ki kendilerini Osmanlının mirasçısı, hatta sahibi görenler, yani Cumhuriyet Türkiye’sinin yöneticiliğine atananlar hem Osmanlının parçalanıp yok olmasına hem de Kürdistan’ında parçalanıp yok olmasına karşılık görevlerini kabul ettiler. İşgal güçlerinin emirlerini yerine getirip anlaşma metinlerini imzaladılar. İğrençtir ki Türkiye’nin bugünkü Türkiye’nin yöneticileri bu tarihi rezaleti sürdürmek için dünyada eşi benzeri görülmemiş yobazlıkların yanı sıra her türlü zulmü uygulayarak Kürd halkının varlıklarını yok etmek için çalışıyorlar. Daha da iğrenç olan husus ise bu zorba ve barbar rezalete bazı Kürd çevreleri de hizmet ediyorlar. İşkencesine sevdalanan zavallı. Daha doğrusu işkencesine köle olmayı tek çıkar yol olarak kabul edebilmiş olan zavallılar. Uluslararası tanımlanmasıyla Stockholm Sendromu. Hiçbir Kürd bu kadar zavallı olmamalıdır. Bu duruş, soylu Kürd insanının en aşağılık olanına da yakışmaz.

Kürdistan halkının orasından soylu değerlere sahip şahsiyetlerin öne çıkmalarının zamanıdır. Siyasi, askeri ve diplomatik Kürd şahsiyetlerinin, Kürdistan Birleşik Devletinin resmileşmesine hizmet hareketine katılmaları gerekir. Bu hizmet esasen namus meselesi hizmetidir. Bağımsızlığın resmileşmesi engellenemez. Bunu herkes bilsin. Göreve davet ettiğim soydaşlarım hizmet etmezlerse bile Bağımsızlık resmileşecektir.

Bağımsızlığın resmileşmesi sürecinde birliğimizi çok genişletmemiz halkımızın yararınadır. Israrla birlik çağrımı yinelememin tek nedeni birliğimizin kapsamını olabildiğince genişletip güçlendirmektir. Her Kürdün kendi aslına sahip çıkması kendisinin namus meselesidir. Haysiyeti şerefi olan her Kürd bunları zaten bilir. Bugünkü ortamda her sese acil ihtiyaç vardır. Mevcut siyasi hareketlere katılmak veya kendilerine yol göstermek olur. Yeni siyasi örgütlenme olabilir. Türkler Türkçülük yapmayı namus meselesi görüyor. Bir Kürdün Türkçülük yapması elbette ki namussuzluktur. Bu söylemimi ağır hakaret olarak görenler, kabul edenler, aynaya bakıp haklı olup olmadığıma cevap versinler.

Türkiye devletinin Kürdistan topraklarından çekilmesi çıkması için silahlı mücadele arayışı şart değildir. Güçlü bir siyasi yapılanmanın diplomatik ve hukuki alanda kararlı çalışmaları çok önemli gereksinimdir. Böylesi ulusal bazda bir yapılanma, birliğin sağlanmasına önemli katkı sunabilir.
Bağımsızlık için siyasi ve hukuki temelde resmi müracaatlarda bulunup güçlü lobi çalışmalarıyla önemli kazanımlar edinir. Bu tür çalışmalar zor işler değildir. Yasakta değildir. Yasal haktır. Benim yazı yazmam, şiirimsi söylemler yazmam, resim yapmamdan çok daha fazla kolaydır.

Hadi bakalım hanımlar beyler. Herkes göreve. Evlerinde rahat oturanlara söylüyorum. Ya kendiniz öne çıkın, ya da işi becerebilecek birini öne çıkmaya teşvik edin. Yirmi yıldır hapiste esir tutulan biri olarak size kendinize sahip çıkın diye haykırıyorum. Bu çağrıları kulak arkasına atarsanız çok ayıp edersiniz. Bu alanlarda çalışmalar yapmak isteyenlere danışmanlık hizmetine hazırım. Her Kürd’e görev düşüyor. Siyasi, askeri, diplomasi alanında deneyimi olanlar öne çıkmak zorundadırlar. Bağımsız Kürdistan’ın resmen tanınması için uluslar arası destek için lobi faaliyetleri alanında boşluk var bu alana öncelik verilebilinir.

Siyasi bilimciler, sosyologlar, politik yazarlar hem lobi çalışmalarına hem de Birleşik Kürdistan Devleti’nin resmileşmesinin güncelleşmesi için günlük çalışma yapmalıdırlar. Benden çok daha iyi ve çok daha fazla bu işleri yapabilirler.

Medya çevreleri siyasi Statüko’ya esir olmadan çalışmalar yapmalıdırlar. Birleşik Kürdistan Devleti’nin resmileşmesine katkı sağlamak amacıyla halkı hem bilgilendirmeli hem de yol göstericilik anlamında çok daha fazla verimli olabilirler.

Bağımsızlığın resmileşmesi için her Kürd’ün sesi olduğunca yüksek çıkması, görüş belirtmesi ve tartışılması da yararlı hizmettir.

Bağımsızlık farzdır. Bağımsızlık için alternatif yoktur. Her halkın kendi devleti vardır. Kürd halkının kendi devletleri neden olmasın? Konuşulup tartışılması gereken, her Kürd bireyinin bağımsızlığa nasıl katkı sunmaları gerektiğidir.

Otuz yılı aşkın süredir Kurdizm’in oluşmasının gerektiğini savunuyorum. Kurdizm’in oluşması bugün çok daha fazla ihtiyaç olduğu görülüyor. Kurdizm’i konuşup, tartışıp oluşturmamız yararlı olur. Kürdistan halkı için Bağımsız Kürdistan resmileşmeden güven içinde olabilmeleri imkânsızdır. Kurdizm’de bu gereksinime hizmet etmelidir.

Gelecek yazımda HDP’nin konumunu değerlendireceğiz. Yazılarımın içerikleriyle ilgili yorumlarınızı bekliyorum. Yorum ve sorularınız yeni yazılarımın verimli olmasına katkısı olur.

Sîlav u rêz.

329total visits,1visits today