ZULÜM

0
288

1923 yılında kurulmuş olan çirkefliğin zihniyeti, faşist ve diktatör Cumhuriyet Devletinin 100 yıldır bizim topraklarımızda yaşıyor. Olmamıza dayattığı zorbalığın zulmün kendileri içinde bir yarar sağlamadığını göremiyorlar mı? Kürt halkının korkunun ecele faydası olmadığını kavradığını öğrendiğini bildiğini göremiyorlar mı? Kürdistan halkının Türkleri on birinci yüzyıldan itibaren bağırlarına basarak, kendilerini ağırlayarak, kendileriyle kendi evlerini aşlarını, topraklarını paylaşmanın bedelinin bu olmadığını anlayabilecek kadar devlet yönetiminde, kişilik sahibi, şeref sahibi, vicdan sahibi, şahsiyet yok mu? Faşistliğin bu kadarı da hiçbir insan sindirebilir mi?

Yüz yıldır dayattığınız, yüz yıldır yaptığınız zorbalık, zulüm size bir şey kazandıramadı. Bizi de yok etmedi. Diyarbakır’ın şehir içini boşaltmanız, devlet yapısının, Cumhuriyet devletinin yapısının, içinin boşaldığının kanıtıdır zaten. Nereye gidecek bu halk, nereye gidecek. 100 km öteye, 500 km öteye ya sonra? Diğerleri nereye gidecek? Diğerlerini ne yapacaksınız? 25 milyon insanı ne yapacaksınız, nereye koyacaksınız? Sarayda oturup ahkâm kesmek kolay. Bir milyon insanı silahlandırıp, diğer taraftan yüzlerce yapay örgüt kurup insanları birbirine düşürmek; bir milyon silahlı bir devlet gücü ile insanları sindirmeye çalışmak nereye götürecek bu devleti? Nereye götürecek sizi?

Ben size söyleyeyim. Cumhuriyet devleti bitmiştir. Eğer Cumhuriyet devletinin yönetiminde aklıselim ve kendisinden utanan insani değerlere saygılı olmak isteyen bir tek kişi varsa, çıkar bu insanlık dışı zorbalığa son verir. Belki bir nebzede olsa, bölgede Kürt insanının insan gibi yaşama hakkı oluşur. Kürtler kendi yollarını bulacaklardır. Kürtler kendi vatanlarını özgürleştireceklerdir. Bağımsızlıklarını da kazanacaklardır. Buna dünyanın hiçbir gücü engel olamayacaktır. Kürt halkının yapması gereken korkunun ecele faydası olmadığı şiarıyla nasıl devlet yapısını oluşturabileceklerini öğrenmeleridir. Kürt halkına bu lazım. Ne kadar üzüldüğümü, ne kadar tiksindiğimi, ne kadar acı his ettiğimi, okuyacak olan her insanımız duysun, anlasın. Hiç kimse boyun eğmesin. Hiç kimse teslim olmasın. Hiç kimsede Cumhuriyet devleti Türkiye’sinin Kürt insanına devletlik yapacağı düşüncesini kesinlikle aklından geçirmesin. Ben onu çoktan çöpe attım. Bizim için birliği sağlamak kendi devletimizi kurmaktan başka çıkış yolu yok.

Saygılarımla, Hüseyin Baybaşin